Güzel Bir Kelime
02 Ocak 2013
Hayatımda yeri en özel olan insanlardan biri en sevdiği kelimenin “integrity”* olduğunu söylemişti bir keresinde.

O gün, kelimenin kavram olarak hayatımda olduğunu ancak yine de hak ettiği öneme sahip olmadığını düşünmüştüm. Sonrasında ise birçok şeyi o çerçeveden değerlendirir oldum. Hayatımdaki olgular birbirini tamamladıkça, ortaya sevdiğim o bütünlük çıktıkça her şey daha bir anlam kazanıyordu.

Peki neydi bu bütünlük meselesi?

Her şeyin bir uyum içinde olmasıydı. Değerlerin, inançların ve hareketlerin birbirlerini yansıtmasıydı. Sırf belli zorunluluklar yüzünden takılan maskelerle başka düşünmek başka hareket etmek durumunda kalmamaktı. İnandıklarını ezbere söylenen cümlelerle değil, hayata geçirerek göstermekti. Gerçek anlamda dengede durmaktı.

Becerince; mutluluğun, huzurun, tatminin kendiliğinden geldiğini görmek gibi koskoca bir ödülü vardı bu “bütünlüğün”.

Etrafa şöyle bir bakıldığında, tam da bu inanışın zıttı olan birçok örnek vardı. Kiminin elinde olmadan, kiminin ise farkında olmadan yarattığı bir uyumsuzluktu bu. Gerçek dostlukların arayışında olup sahteleriyle gün geçirmekti, eleştirenlerin kendi hatalarını görmemeleriydi. Dürüstlüğün en büyük erdem olduğunu savunup çıkar doğrultusunda başka sözler söylemekti. Bir sigara firması için çalışıp sağlıktan bahsetmekti, koldaki “hiçbir şeyden pişman olma” dövmesinden kurtulmaya çalışmak; “Benimle yüksek sesle konuşma” diye bağırmaktı.

Gandhi’nin de söylediği gibi; “Mutluluk, düşündükleriniz, söyledikleriniz ve yaptıklarınızın uyum içinde olmasıdır.”

Şimdilerde birçok insan yeni yıl için kararlar alıyor, hedefler koyuyor. Bense herkes için işte bu bahsettiğim bütünlüğü diliyorum. Hepinize mutlu yıllar!

*Bütünlük