Dişi Görünmeden Dişi Olunamaz Mı?
25 Aralık 2013
Dünyanın bir kısmı cinsiyetlerin önemsizleştiği bir hayat akışında yaşarken bir kısmı da (kızlı erkekli bir toplum olan biz mesela) hala 1800'lü yılların kafasında. Olayın sosyolojik yanından modasal tarafına kayarsak size karşımızdaki tabloyu anlatayım biraz. Fakat şunu unutmayın ki moda anlamında oluşan bu tablonun temellerinde sosyolojik geçmişimizin de rolü büyük. Mesela kadınların kendilerini bir hediye paketi sanıp süslemesi fikrinin ne kadar tuhaf ve geçersiz olduğundan başlayayım. Cinsiyetin sadece uçak bileti alırken işaretlenen kutucuktan ibaret olduğu bir dünya hayal etsenize...

Konumuza dönelim... Bir kadın olarak kendime her zaman şunu soruyorum: Neden erkek ayakkabılarını daha çok beğeniyorum? Onlar için tasarlanan gömleklerin kupları neden daha güzel? İlla belimi ortaya çıkaran kıyafetler mi giymeliyim? Kırmızı oje şart mı? Dişi görünmeden de dişi olunamaz mı? Kendisini bir hediye paketi sanıp süslenen kadınlar azalarak bitmeyecek mi?

Cool kelimesinin içine sığabilen kadınları bir düşününün (hemen Bahar'ın kutusuna ışınlanıp Şeker Kızlara Bir Tekme yazısındaki ikonellalara bakabilirsiniz). Hiçbiri cinsiyetini ön plana çıkarmıyor. Şaşalı makyajları, kusursuz saçları yok. Aksine ellerini kirletmekten korkmuyorlar. Manikülerinin bozulmasından korkmaktansa, çamurla oynarken yaşadıklarını hissediyorlar. Nereden mi biliyoruz... Tavırlarından!

Moda geçicidir, tavır baki kalır diye bir atasözümüz maalesef yok, keşke olsaydı. O zaman yazıyı bu sözle bitirirdim. Yine de bitiriyorum. Bitti.