Ait Olduğum Yer
03 Mayıs 2014
Bahar geldi. Yaz yolda. Kemiklerim hissetti ilk. Hemen ardından burnum. Yine bu sabah kendimi Kıbrıs’ta hissettiğim bir güne uyandım. Her sene oluyor bana bu Nisan ayının sonlarına doğru. Bazen Mayıs’a sarktığı da oluyor. İşe gitmek için giyinip çıkıyorum evden ve yüzüme vuran güneşle beraber, burnuma Kıbrıs kokusu geliyor. Anneannemi özlüyorum. Allah’tan dedem olmasa da, o telefonun diğer ucunda. Eskiden camlıkta olurdu, şimdi çoğunlukla yatakta. Yumuşacık yanaklarını öptüğümdeki his tam içimde, yüreğimde, ortamda bir yerde.



Bu zamanlar ben hep Kıbrıslı olurum. Orada doğmadım. Yarım oralı. Yürüyüşüme bakarsanız, Karadeniz tarlalarından geliyorum. Ellerim arkamda belimde kavuşturulmuş. Bir şekilde bu mevsimde hep Kıbrıslı hissediyorum ama. O toprak çekiyor beni. Kanım Kıbrıslı akıyor. Ne zaman ayak bassam oraya bu mevsimde hele, daha da hissediyorum bunu. Sanki vücudum ait olduğu yere dönüyor. Sonra başlıyor içim şarkılar söylemeye. Nedense mutluluğuma rağmen bu şarkılar hiç neşeli şarkılar olmuyorlar. Başka topraklardan geliyorlar çoğunlukla ama beni topraklamayı beceriyorlar. Hüzün barındırıyorlar belki ama bana mutluluk yüklüyorlar, huzur veriyorlar ve ben evimde hissediyorum.

Hüzünlü mutluluk listesi