Al Capone
27 Şubat 2014
“Gangster” kelimesi ile akla ilk gelen isim: Al Capone
Konu mafya olunca O’nun adını anmamak mümkün olur mu? Al Capone, mafya babası kavramının şatafatı sonuna kadar yaşayan, akıllara kazanan pek çok anektoda imza atan İtalyan asıllı, 15 bin adamı ile bir dönem Chicago bölgesinin kralı olan mafya babasıdır.



1920 – 1933 yıllarında Amerika’yı sarsan alkol yasağı Al Capone’yi efsaneleştirdi. Özellikle Amerikan ekonomosinin zor günler yaşadığı Büyük Bunalım dönemindeki fırsatları en iyi şekilde değerlendiren Capone suç işleme eğiliminin çocukken başladığını şu sözleri ile ifade eder; “Çocukken her akşam yatmadan önce ve aklıma geldiği her an Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim.



Manhattan merkezli Beş Nokta Çetesi'nde başlayan kariyerinde emin adımlarla ilerleyen Capone, zaman içerisinde devleşti, Torrio'nun İtalya'ya kaçmasından sonra Chicago Outfit'in başına geçti. Efsanevi kariyeri boyunca üzerinde “ikinci el mobilya satıcısı” yazan bir kartviziti kullanan Capone, acımasız kişiliği ile tanınmaktadır. The Godfather serisi, Azap Yolu, Dokunulmazlar gibi efsaneleşen gangster filmlerinin ilham kaynağı olan yaşamı, acımasız ve şaşırtıcı hikayelerle doludur. Düşmanlarını konuşmaya çağıran Capone, konuşmayı kafalarına sıktığı bir kurşun ile başlatır ya da sonlandırır. Baş düşmanı Bugs Moran’ın çetesinden 7 kişiyi polis kıyafeti giydirdiği adamlarına şehrin ortasında öldürtmüştür. Bir babalar konseyi toplantısında büyük bir pastanın içine sakladığı adamı masadaki tüm babaları katletmiştir.

En efsanevi saldırısı “sevgililer günü katliamı” olarak anılan, Bugs Moran’ı öldürmek için anılan eylemdir. Moran’ın mekanını basan Capone'un adamları içerideki 7 kişiyi duvara dizip ters ateş açarak öldürmüştür. İçeride bulunanlardan hayatta kalmayı başaran tek kişi ise "seni kim vurdu" sorusuna "kimse, kimse vurmadı" şeklinde cevap vermiştir. Olayın olduğu sırada Florida’da olan Capone, delil yetersizliğinden mahkemeye dahi çıkarılmamıştır. Sayısız cinayetin arkasındaki isim olan Capone’u suç üzeri yakalamak için dokunulmaz adında 9 kişilik bir polis ekibi kurulsa da bu girişim 8 polisin Capone tarafından katledilmesi ile sonuçlanmıştır. 17 Mayıs 1929'da ruhsatsız silah taşımaktan sekiz ay hapis cezası alan Capone, diğer suçlarından dolayı bir ceza almamıştır.



1931'de vergi kaçakçılığından hapse girmiştir. 11 yıl hapis cezası alan Capone, 1932'de Atlanta Hapishanesi'ne, 1934'te Alcatraz Hapishanesi'ne gönderilmiştir. Burada adamlarıyla ve dış dünyayla bağlantısı tamamen kesilmiş ve bu hapishanede Texas'tan gelmen bir banka soyguncusu olan James Lucas tarafından saldırıya uğramıştır. Ardından California'da başka bir hapishaneye aktarılıp 16 Kasım 1939'da şartlı tahliyeyle salınan Capone, çeteye geri dönemedi. Hapishane günlerinin ve çeteden kopuşunun bunalımını yaşayan Capone’un sağlık sorunları şiddetlendi ve bunalıma sürüklendi. Psikiyatristlerin yaptığı testler sonucu algılama düzeyinin 12 yaş seviyesine indiği gözlemlendi. Akli dengesi kısmen bozulan Capone, 25 Ocak 1947'de öldü.
"Zararın neresinden dönersen dön, dönek derler." Al Capone