Sınırları Ortadan Kaldırın
03 Ocak 2014
Zihnen ve fikren eşit olmak yetmiyor. Uygulamada da bunu gösterebilmeli, yasaları herkesin haklarını eşit derecede koruyabilecek şekilde değerlendirmeli…

Eş cinsteki iki bireyin evliliği cinsel ayrımın ortadan kalkması ve eşitçiliğin sağlanması konusunda atılan en büyük adım olmuştur. Bu durum için kullanılan "eşdeğer evlilik" terimi tarafların sadece eşitliği arzuladığının en büyük kanıtıdır.



Günümüzün en gizli kapaklı konularından biri olan eşcinsel evliliğin, Roma İmparatorluğu dönemi yazarları Cicero, Juvenalis ve Martialis’in yazılarında “oldukça sıradan bir olay şeklinde” anlatıldığını görüyoruz. Hıristiyanlığın, Roma İmparatorluğu'nun resmi dini olmasına kadar devam eden eşcinsel evlilikler, 2001 yılına kadar en büyük tabularımızdan biri oldu. 1 Nisan 2001’de Hollanda hükümeti tarafından eşcinsel evliliğin yasallaştırılmasının ardından ilk 6 ay içerisinde ülke genelinde gerçekleştirilen evliliklerin %3.6’sı eşcinseller tarafından gerçekleştirildi. Hollanda’yı sırasıyla Belçika, İspanya, Danimarka, Norveç, İsveç, Portekiz, İzlanda takip etti. Dünya genelinde 15, Avrupa genelinde ise 9 ülke tarafından tanınan bu hak, en son Fransa’da yasallaştırıldı. 18 Mayıs 2013’te Fransa’da yasanın kabul edilmesinin ardından Vincent Autin ile Bruno Boileau adlı erkek çift, Montpellier Belediyesi’nde evlenerek ülkenin ilk eşcinsel evliliğini yaptılar. İngiltere'de ise "medeni ortaklık" adı altında eşcinsel çiftler 2005 yılından bu yana hayatını birleştirebiliyordu. Ancak eşcinsel çiftler kiliselerde ve dini kurumlarda evlenemiyor ve "evli" olarak adlandırılmıyordu. 18 Temmuz 2013’te ise Kraliçe 2. Elizabeth eşcinsel evliliği resmileştiren yasayı onayladı.

Aile kurumundan ve ahlaki değerlerden söz ederek eşcinsel evliliği engellemeye çalışanlar, eşitlikten söz ederken aynı ahlaki değerlerini çiğnemiyorlar mı? Eşitliğin herkes için geçerli olduğu bir dünya yaratamıyorsanız eşitlik hakkında konuşmamanız gerekir.