O Pitti Pitti
31 Ocak 2014
Birkaç hafta önce Floransa’daydım. Şehir tüm moda dünyasını ağırlıyordu. Çünkü erkek modasına yıllardır yön veren ve herkesin her altı ayda bir heyecanla beklediği Pitti Uomo Fuar zamanıydı. Yıllardır farklı farklı görevler edinerek gittiğim Pitti’de yeri geldi satın alma yaptım, yeri geldi editör olarak izlenimlerimi yazdım. Bu sefer şehrin büyüsüne kapılıp dört gün boyunca sanat depolamaya karar verdim. Sanki bir açık hava müzesindeymişim gibi etrafı dolandım. Birkaç ay önce bir gecede bitirdiğim Inferno’yu şimdi tek tek o mekanları gezerek sanki bir daha okudum. Boboli bahçelerinde akşam üstü Floransa güneşinin batışını izleyip, sabah Accademia Galleria’da Michelangelo’nun David’inin muhteşem vücudunu uzun uzun seyrettim. Uffizi’nin duvarlarında Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan portrelerine selam verip, hemen arka salonda Botticelli’nin Venüs’ün doğuşunun önünde saygı duruşunda durdum. Sanki iki zaman dilimi arasında gidip geliyordum. Rönesans resim ve heykel sanatı ustalarının yanından ayrılıp moda dünyasının ustalarına koşuyordum.

İlk durağım Alessandro Dell’Acqua’nın kreatif direktörlüğüdeki No.21 için hazırladığı ilk erkek koleksiyon sunumuydu. Floransa’nın merkez kütüphanesinde kısa paça pantolonlar, XL sweatshirt ve kalın örgüler üstüste kombin edilerek eklektik tarza gönderme yapıyordu. 21 farklı lookla sunulan No.21 koleksiyonu Pitti’nin starıydı.



Onur Konuğu
Her yıl Pitti’nin misafir konuğu bir tasarımcı oluyor. Bu sezonki ise Diesel Black Gold. Tren istasyonunda gerçekleşen defilenin en ön sırasında Suzy Menkes yerini almış, not defterine hızlıca notlar alıyordu. Yeni tasarımcı Andreas Melbostad ilk defa erkek koleksiyonu hazırlamış olmasına rağmen oldukça başarılıydı. Hayalindeki erkeği doğru ve devamlılığı olan bir sunumla anlatıyor, aralara serpiştirdiği birkaç kadın look’uyla da koleksiyonu hareketlendiriyordu. Parkalar, zımbalar, metalik dokular ve derilerle tren raylarında punk David’ler birbiri ardı sıra salınırken, balıkçı kazak üzeri kruvaze ceketlerle de Andreas Melbostad’ın rock prensleri reverans yapıyorlardı.



Alternatif oyunlar
Fuar alanında gün içinde gerçekleşen “Alternative Set” bölümünde genç yetenekler farklı sunumlarla koleksiyonlarını tanıtıyorlardı. Tüm dünya basının en çok merak ettiği ve heyecanla izlediği bu bölümde Türk tasarımcı Serdar Uzuntaş İngiliz pastoral hayatından referans aldığı koleksiyonu beş mankenle tanıttı. Kareli ceketler, cepkeni andıran yelekler ve köstekli saat zincirleriyle aslında köklerinden de bir kaç tutam ilham alan Uzuntaş doğu –batı sentezini ustaca ve eğlenceli bir şekilde sundu.