F Type / En Güzel Jaguar
01 Mayıs 2014
Bir zamanlar Enzo Ferrari, Jaguar E-Type için “Yaratılmış en güzel otomobil” demişti.

E-Type’ın üzerinden yıllar geçti,. Yeni bir yüzyıla girildi ve o zamandan beri hiçbir Jaguar dünyada o an için en güzel modele sahip olan otomobil markası olarak nitelendirilmedi.



Ta ki geçtiğimiz yıla kadar. Jaguar, son 10 yılda ardı ardına bize naftalin kokmayan, yeni çağı kucaklayan çağdaş tasarımlara sahip otomobiller sunuyordu. Bunu da tabii ki, dahi tasarımcı Ian Callum’a borçluyuz.



Önce XF geldi… Eski Jaguar’larla kıyaslayanlar James Bond’un kullanabileceği kadar şık ve farklı bu sedanı kabullenmekte biraz zorlandılar. Arkasından farklı arka tasarımı ve klas duruşu ile XJ arz-ı endam etti yeryüzüne. Jaguar’ın gittiği yol bu iki modelin caddelerde birlikte seyretmesiyle anlaşılmıştı: Tasarım olarak ilerici, İngiliz olmakla övünen, geçmişiyle gururlanan ama maziye saplanıp kalmayan, muhafazakarlık zırhını üstünden atmış “contemporary” bir marka olacaktı Jaguar.

Coupe XK serisi zaten yıllardır beğeniliyordu ve dönem dönem yenilenerek, makyajlanarak hayatına devam ediyordu ancak aileye son katılan üzerinde X harfini taşımayan yegane model F-Type, Jaguar’ı tasarım anlamında çok farklı bir yere taşıdı. Tabir-i caizse kare ası tamamlayan kupa ası gibi bitirici bir giriş yaptı otomobil dünyasına.



E-Type’ın çizgileriyle arasında hiçbir bağ bulunmamasına rağmen, farklı bir tasarım iddiasını sahiplendi F-Type ve resimlerini gördüğüm ilk günden bu yana kendisini hayranlıkla takip ediyorum.

Karşımda uzun yıllar sonra ilk kez dünyanın en güzel otomobili olma iddiası taşıyabilecek bir Jaguar duruyor zira.



Önce convertible modeli ile selamladı Alman ve İtalyan rakiplerini, bu güzel İngiliz. Ve geçtiğimiz sene Coupe modeliyle (ve aynı zamanda daha sportif olan R versiyonuyla) tüm otomobilsever erkeklerin banka hesaplarına bir kez daha bakmalarına, hesap kitap yapmalarına, hayal kurmalarına yol açtı Jaguar. Kendimden örnek vermem gerekirse yılbaşında milli piyango bileti aldığım günden amorti ikramiyesi kazandığım 1 Ocak’a kadar rüyalarımda bu modeli gezindirdim sürekli.

Direksiyonunun başına geçen herkese James Bond halet-i ruhiyesi yaşatacak F-Type’ın sadece fotoğraflarına bakmak bile insanda “hızlı metal”e duyulabilecek hayali aşkı gerçekçi kılabiliyor.

Motor gücü, hızı, içerisindeki gelişmiş teknolojileri saymayacağım bile… Bu yazının konusu sadece estetik.

Ian Callum’un kaleminden çıkan yeni ve bir kez daha muhteşem ikili tasarım. Hem cabrio, hem coupe versiyonlarında birinden diğerine tasarım uygulanmış hissi yok. İki model de ayrı ayrı özgün karakterlere sahip, aynı güçte iki F-Type.

Fazla ‘ütü çizgisinden’ kaçınmış, doğal hatlarıyla ileriye doğru atak yapan görsel bir deha var bu metallerin DNA’sında. Arka tasarımı ise F-Type’ı yollardaki tüm modellerden ayırıyor. Yatay uzayan iki stop lambasının şıklığından gözlerinizi almak istemiyorsunuz. Nereye giderse gitsin, yolda bir F-type’ın peşine sırf bu güzelliği doyasıya seyretmek için takılabilirim.



E-Type harikaydı, muhteşemdi ve bir döneme tasarımıyla damgasını vurmuştu tıpkı Enzo Ferrari’nin dediği gibi, ama şimdi Jaguar bir kez daha dünya sahnesine yeni ve muhteşem bir başka tasarım sunmakla övünebilir.

Nihayet.